TASARIM İHLALİ VE HUKUKİ SONUÇLARI

ileavukatadmin

TASARIM İHLALİ VE HUKUKİ SONUÇLARI

Tasarım ihlali (tasarım hakkına tecavüz), tescilli veya yasal olarak korunan bir endüstriyel tasarımın, hak sahibinin izni olmadan üçüncü kişiler tarafından kopyalanması, üretilmesi, satılması, ithal edilmesi veya ticari amaçla kullanılmasıdır.

Hangi durumlar tasarım ihlali oluşturabilir :

İzinsiz Üretim ve Kopyalama: Tasarımın aynısının veya bilgilenmiş kullanıcı üzerinde aynı genel izlenimi yaratan benzerinin üretilmesi. Tescilli tasarımlarda benzerlik ve genel izlenim yeterliyken, tescilsiz tasarımlarda (kamuya sunumdan itibaren 3 yıl korunanlar) kopyalandığının ispatlanması gerekir.

Ticari Kullanım ve Satış: İhlal konusu ürünlerin piyasaya sürülmesi, satılması, depolanması veya ticari amaçla elde bulundurulması. Yurt dışında üretilen ve tescilli tasarımı ihlal eden ürünlerin Türkiye’ye getirilmesi de bir tasarım ihlali oluşturur. Lisans Sınırlarının Aşılması: Verilen lisans yetkisinin kapsamını (coğrafi bölge veya kullanım şeklini) aşmak ya da izinsiz alt lisans vermek. Tasarım Gaspı: Başkasına ait olan bir tasarımın izinsiz şekilde sahiplenilip Türk Patent ve Marka Kurumu’na (TÜRKPATENT) tescil ettirilmesi.

Tasarım ihlalinde cezai yaptırım uygulanır mı, hapis cezası var mı?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) gereğince tasarım, patent ve faydalı model ihlallerinde hapis cezası bulunmamaktadır; yalnızca hukuki yollar işletilir. Taklit ürün aynı zamanda tescilli bir markayı da taşıyorsa, marka ihlali üzerinden ceza davası açılabilir ve bu durumda cezai yaptırım söz konusu olabilir. Şikayet üzerine görülen ceza davaları Fikri ve sınai Haklar Ceza Mahkemesinde görülür. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde ise bu davalara Asliye Ceza Mahkemesi bakar.

Sınai Mülkiyet Kanunu m30 ile cezai yaptırımlar düzenlenmiş olup, marka hakkın tecavüz sayılan fiiller sebebiyle ihlalde bulunan kişi 1 ila 3 yıl hapis cezası ve 20 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılabilmektedir.

Marka suçu sebebiyle verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilebilir mi ?

Marka suçlarında mahkeme 1 yılın üzerinde bir hapis cezasına hükmederse, TCK m. 50/1 uyarınca bu cezayı artık adli para cezasına çeviremez. Sınırın doğrudan kaynağı TCK 49/2 ve 50/1 maddeleridir. Örneğin mahkeme alt sınırdan (1 yıl) ceza verir ve TCK m.62 uyarınca iyi hal indirimi (1/6 oranında) uygularsa, ceza 10 aya düşer. Bu durumda ceza 1 yılın altına indiği için hâkimin takdiriyle adli para cezasına çevrilebilir. Marka suçu sebebiyle 1 yıldan fazla süreli olan hapis cezaları adli para cezasına çevrilemez.

Tescilsiz markaların ihlali sebebiyle cezai yaptırım uygulanır mı ?

Tescilli markalar 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleri ile sağlanan korumadan yararlanabilir. Tescilli markanın marka hakkının ihlal edilmesi halinde SMK madde 30 uyarınca cezai yaptırım söz konusu olur. Marka ihlali sebebiyle resen soruşturma başlatılmaz, şikayete bağlı bir suç olduğundan marka hakkından yararlanan hak sahibi tarafından şikayet edilmesi gerekir.

Tescilsiz markalar ise SMK korumasından yararlanamadıkları için ve marka hakkının ihlali sebebiyle cezai düzenlemeler bu kanunda yer aldığı için, tescilsiz markaların ihlali sebebiyle ceza davası açılmaz. Açılsa dahi hukuk kurallarına göre gerekli savunmaların yapılması halinde ceza verilmemesi gerekmektedir.

Markanın tescilli veya tescilsiz olması markanın veya tasarımın korunması bakımından nasıl farklı sonuçları olur ?

Tescilli ve tescilsiz marka koruması arasındaki temel fark, korumanın dayandığı kanun ve sağladığı ispat kolaylığıdır. Tescilli markalar doğrudan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında güçlü ve mutlak bir koruma elde ederken, tescilsiz markalar yalnızca Türk Ticaret Kanunu (TTK) bünyesindeki haksız rekabet hükümlerine dayanarak korunurlar.

Tescilli marka marka hakkı sahibine ispat kolaylığı sağlamaktadır. Tescil belgesi marka hakkını ispata yeterdir.

Tescilsiz marka sahibi marka hakkının ihlal edilmesi durumunda Türk Ticaret Hanunu Haksız Rekabet hükümleri uyarınca tazminat talep edebilir. Tescilli marka hakkı sahibinin yararlanacağı SMK korumasından farklı olarak, TTK korumasından yararlanan hak sahibinin ihlalde bulunanın elde ettiği tüm karı talep etme hakkı bulunmamaktadır. Tescilsiz marka hakkı/tasarım hakkı ihlal edilen taraf zararını illiyet bağı kurarak ispatlamalıdır. Bu kapsamda yoksun kaldığı kazancı Asliye Ticaret Mahkemesinde açılacak bir dava ile talep etme hakkı bulunmaktadır. Yani tescilsiz marka sahibi TTK hükümleri uyarınca tazminat talep ederken kendi malvarlığındaki eksilmeyi ve uğradığı fiili zararı ispat etmek zorundadır. Bu durum SMK’nın sağladığı ispat kolaylığından yoksun olup, tescilsiz markası ihlal edilen tarafın tüm zararını ispat etmesi bakımından güçlük doğurmaktadır. Dolayısıyla ispatlanamayan zararlar sebebiyle tazminat miktarı mahkemenin görevlendirdiği bilirkişilerce daha düşük hesaplanabilmektedir.

Tescilli marka ise SMK korumasından faydalanması sebebiyle herhangi bir zararını ispat etmeksizin tazminat talep edebileceği seçimlik hakları kullanabilmektedir. Davacı olacak marka hakkı / tasarım hakkı sahibi bu yöntemlerden birini seçerek Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açabilir.  

Marka ihlalinde olduğu gibi tescilli tasarım ihlalinde de SMK uyarınca ihlalde bulunanın elde ettiği net kazancı (ihlalde bulunanın ticari defter kayıtların dayanılarak açılacağı için, gelirin ticari kayıtlara girmesi önemlidir.) veya karşı yanın ihlali sebebiyle kendisinin yoksun kaldığı karı (ispat güçlüğü taşımaktadır.) ya da bir lisanslama yapılsaydı ödenecek olan lisans bedelinin 3 katına kadarını tazminat olarak talep edebilir. Uygulamada en sık karşılaşılan tazminat talep yöntemi ispat kolaylığı bakımından bu seçimlik hak üzerinden yürütülmektedir.

Sınai Mülkiyet Kanununun sağladığı bu seçimlik haklardan ve güçlü korunma yöntemlerinden tescilsiz tasarımlar da ilk 3 yıl yararlanabilmektedir. Kamuya ilk kez sunulduğu tarihten itibaren ilk 3 yıl içinde tasarım hakkı da SMK korumasından yararlanır. 3 yıl bittiğinde ise bu özel koruma sona erer ve sadece genel haksız rekabet hükümlerine (TTK) tabi olarak korunur.

Yazar hakkında

avukatadmin administrator

Bir cevap yazın